×

Kurumlar Vergisi İndirim ve İstisna Düzenlemelerine Dair 25 Seri No.lu KV Genel Tebliği Yayımlandı.

25 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No:1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ 24.05.2026 tarihli ve 33263 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

 

Bilindiği üzere; 01.01.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe giren 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun uygulanmasına ilişkin açıklamalar 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde yapılmıştır.

 

25 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği ile; Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin Türkiye’de kurulu fonlar ile yatırım ortaklıklarının kazançlarında istisna uygulaması, istisna uygulamalarında kar ve zararların değerlendirilmesi, nakdi sermaye artırımında indirim tutarının hesaplanması, asgari kurumlar vergisinden indirilen yatırıma katkı tutarının tespiti gibi konularında değişiklikler yapılmıştır.

 

Buna göre tebliğle yapılan düzenlemeler özet olarak aşağıda belirtilmiştir.

 

Türkiye’de Kurulu Fonlar İle Yatırım Ortaklıklarının Kazançlarına İlişkin İstisna Uygulaması

 

Bilindiği üzere; 02/08/2024 tarihinde yayımlanan 7524 sayılı kanunun 32. maddesiyle; Kurumlar vergisi Kanunu’nun 5-1-d bendine eklenen ifade ile; taşınmazlara yatırım yapan yatırım fon ve ortaklıklarının (emeklilik yatırım fonları hariç) 01.01.2025 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere ilgili maddedeki ticari mal niteliğinde olanlar dâhil taşınmazlarından elde ettikleri kazançların kurumlar vergisinden istisna olması için sahip oldukları taşınmazlardan elde ettikleri kazançların en az %50’sinin, elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken ayı izleyen ikinci ayın sonuna kadar kâr payı olarak dağıtılması şartı getirilmiş ve bu süre içerisinde belirtilen orana kadar kârın ortaklara dağıtılmaması durumunda, istisnadan faydalanılması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılacağı belirtilmişti.

 

Değişiklik Tebliğinin 1. Maddesi ile; Genel Tebliğ’in “5.5. Türkiye’de kurulu fonlar ile yatırım ortaklıklarının kazançlarına ilişkin istisna” başlıklı bölümünün üçüncü paragrafına eklenen cümle ile taşınmaz kazancı elde eden fon ve ortaklıkların kurumlar vergisi istisnasından yararlanabilmesi için kar dağıtımı yapma şartına ilişkin detaylar netleştirilmiş, 01.01.2025 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara ilişkin avans kar paylarının da kar dağıtımının hesaplanmasında dikkate alınacağı belirtilmiştir.

 

Ayrıca, taşınmazlara ilişkin faaliyetlerin karla, diğer faaliyetlerin zararla sonuçlanması ve toplam kazancın taşınmazlardan elde edilen kazançtan düşük olması halinde, kazancın yarısının dağıtılması istisna açısından yeterli sayılacaktır.

 

Faaliyet alanı gereği portföyüne veya aktifine taşınmaz dahil edemeyen ve inşaat projeleri yapamayan fon ve ortaklıkların bahse konu gelirleri bulunmayacağından, bu fon ve ortaklıklar için kar dağıtımı şartı aranmayacaktır. Ancak, herhangi bir şekilde taşınmaz kazancı elde eden fon ve ortaklıkların istisnadan yararlanabilmesi için, söz konusu kazançlar bakımından kar dağıtımı şartı aranacaktır.

 

Tebliğde yatırım fon ve ortaklıklarının, ticari mal niteliğinde olanlar dahil sahip oldukları taşınmazlardan elde ettikleri kazançlara ilişkin olarak aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır.

 

1. Taşınmaz alım satım kazançlarından, kira gelirleri, taşınmaza dayalı hakların devir ve temlikinden elde edilen kazançlar, taşınmaz inşaat projelerinden elde edilen gelirler, taşınmaz işletme gelirleri gibi doğrudan taşınmazlardan elde ettikleri kazançlarının anlaşılması gerekmektedir.

 

2. Kar dağıtımına konu kazanç, bahse konu taşınmazlardan elde edilen kazançlara yönelik olup bu gelirler dışındaki kazançların dağıtım zorunluluğu bulunmamaktadır.

 

3. Kar dağıtımına esas taşınmaz kazancı hesaplanırken, taşınmazlardan elde edilen hasılattan, bu faaliyet nedeniyle yüklenilen gider ve maliyet unsurlarının düşülmesi sonucu bulunacak kazanç dikkate alınacaktır.

 

4. Taşınmazlara ilişkin faaliyetin veya toplamda tüm faaliyetlerin zararla sonuçlanması halinde, istisna uygulamasında kar dağıtımı şartının söz konusu olmayacaktır.

 

5. Dağıtılması gereken kazancın tespitinde, kurumların Türk Ticaret Kanunu uyarınca ayırması zorunlu olan kanuni yedek akçeler dikkate alınabilecek ve taşınmaz gelirlerine isabet eden kanuni yedek akçe tutarı düşüldükten sonraki kazancın %50’si dağıtıma konu edilecektir.

 

6. Karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılmadığından, kar paylarının sermayeye eklenmesi suretiyle kar dağıtım şartının sağlanması söz konusu değildir.

 

7. Sermaye piyasası mevzuatına göre belirlenen net dağıtılabilir kar esas alınarak kar dağıtımı yapılması gerekmektedir. Ancak net dağıtılabilir karın, Vergi Usul Kanununa göre tutulan kayıtlar kapsamında tespit edilen kar tutarını aşmaması gerekir.

 

8. Sermaye piyasası mevzuatına göre belirlenen net dağıtılabilir karın, Vergi Usul Kanununa göre tutulan kayıtlar kapsamında tespit edilen kardan daha düşük olması halinde, sermaye piyasası mevzuatına göre belirlenen net dağıtılabilir kar dikkate alınacaktır.

 

İstisna Uygulamalarında Kar Ve Zararların Değerlendirilmesi

 

Değişiklik Tebliğinin 2. Maddesi ile; Genel Tebliğ’in “5.17. Kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlara isabet eden giderlerin diğer kazançlardan indirilememesi” başlıklı bölümünden sonra eklenen bölüm ile; kurumlar vergisi yönünden istisnanın belirli bir faaliyete özgülenmesi halinde, ilgili faaliyetin bir bütün halinde değerlendirilmesi ve kazancın bu bütünlük çerçevesinde tespit edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

 

İşlem bazında uygulanan istisnalarda ise kazanç ve istisna 2 ayrı kategori altında ele alınarak her bir işlem bazında belirlenecektir.

 

Faaliyet esaslı istisnalar

 

Faaliyet esaslı istisnalar, bir hesap döneminde aynı istisna konusundaki tüm faaliyetlerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda oluşan kazançlara ilişkindir.

 

Bu kapsama giren istisnaların bazıları aşağıdaki gibidir.

 

a) Yatırım fon ve ortaklıklarının kazanç istisnası (taşınmazlardan elde edilen kazançlar hariç) (5520 sayılı Kanun madde 5/1-d)

 

b) Yurt dışı şube kazançları istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-g)

 

c) Yurt dışı inşaat, onarım, montaj ve teknik hizmetler kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-h)

 

ç) Eğitim ve öğretim kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-ı)

 

d) Risturn kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-i)

 

e) Yabancı fon kazançlarının vergilendirilmesinde yönetici şirketlere ilişkin kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/A)

 

f) Sınai mülkiyet hakları satış kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/B)

 

g) Türk uluslararası gemi siciline kayıtlı gemilerin işletilmesinden sağlanan kazanç istisnası (4490 sayılı Kanun madde 12)

 

ğ) Serbest bölgelerde elde edilen kazanç istisnası (3218 sayılı Kanun geçici madde 3)

 

h) Teknoloji geliştirme bölgelerinde elde edilen kazanç istisnası (4691 sayılı Kanun geçici madde 2)

ı) Araştırma altyapılarının Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarda istisna (6550 sayılı Kanun geçici madde 1/a)

 

Bu kapsamda yer verilen örnekte, teknoloji geliştirme bölgesinde yürütülen farklı projelerden elde edilen sonuçların birlikte dikkate alındığı görülmektedir.

 

İşlem Esaslı İstisnalar

 

İşlem esaslı istisnalar, hesap dönemi içerisindeki her bir işleme bağlı olarak ayrı ayrı doğan kazançlara ilişkindir.

 

Bu kapsama giren istisnaların bazıları aşağıdaki gibidir.

 

a) İştirak kazançları istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-a)

 

b) Yurt dışı iştirak kazançları istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-b)

 

c) Yurt dışı iştirak hissesi satış kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-c)

 

ç) Emisyon primi kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-ç)

 

d) Taşınmaz, iştirak hisseleri ve fon satış kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-e)

 

e) Bankalara, finansal kiralama ya da finansman şirketlerine veya TMSF’ye borçlu durumda olanların taşınmaz veya iştirak hisselerinin satış kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-f)

 

f) Sat-kirala-geri al işlemlerine yönelik kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-j)

 

g) Varlık kiralama işlemlerinden elde edilen kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-k)

 

ğ) Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu kapsamında düzenlenen ürün senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazanç istisnası (193 sayılı Kanun geçici madde 76)

 

Bu çerçevede yer verilen örnekte ise, birden fazla taşınmaz satış işleminden doğan sonuçların birlikte değerlendirilmediği görülmektedir.

 

Nakdi Sermaye Artırımında İndirim Tutarının Hesaplanması

 

Değişiklik Tebliğinin 3. Maddesi ile; Genel Tebliğ’in “10.6.5.1.” numaralı bölümüne eklenen ibare ile; 19.12.2025 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 7566 sayılı Kanun’la 4. geçici vergi döneminin yeniden ihdas edilmesi dolayısıyla uygulama netleştirilerek hem 4. Geçici vergi döneminde hem de Kurumlar vergisi beyannamesi döneminde uygulanabilir hale getirilmiştir.

 

Buna göre; nakdi sermaye artırımında indirim tutarının hesaplanmasında TCMB tarafından yararlanılan yıl için en son açıklanan ticari krediler faiz oranı dikkate alınacağından, sadece yıllık hesap döneminde değil dördüncü geçici vergilendirme dönemi itibarıyla de bu indirimden yararlanılması mümkündür.

 

Kazancın yetersiz olması halinde ilgili hesap döneminde indirim konusu yapılamayan tutar, izleyen hesap dönemine ilişkin geçici vergilendirme dönemlerine ait geçici vergi matrahlarının tespitinde indirim konusu yapılabilecektir.

 

Asgari Kurumlar Vergisinden İndirilen Yatırıma Katkı Tutarının Tespiti

 

Değişiklik Tebliğinin 4. Maddesi ile; Genel Tebliğ’in “32.5.6. Yurt içi asgari kurumlar vergisi hesaplamasında kurum kazancından düşülmeyen istisna ve indirimler” başlıklı bölümüne yeni bölüm eklenmiştir.

 

Buna göre; Genel Tebliğ’in Kurumlar Vergisi Kanununun 32/C maddesine göre hesaplanan asgari kurumlar vergisinden indirilen yatırıma katkı tutarının tespitinde, 02.08.2024 tarihinden önce mevcut yatırım teşvik belgelerinde kayıtlı olan yatırım tutarının dikkate alınacağı, bu tarihten sonra yatırım teşvik belgesinde gerçekleştirilen revizeler sonucundaki artışların hesaplamaya dahil edilmeyeceği belirtilmiştir.

 

Dolayısıyla, teşvik belgesini 02.08.2024 tarihinden önce alan ve 02.08.2024 tarihinden sonra revize eden mükelleflerin, 32/A maddesine göre alınmayan vergilerini, 02.08.2024 öncesi yatırıma katkı tutarını dikkate almaları veya oranlama yaparak tespit etmeleri mümkündür.

 

Tebliğ de her iki hesaplama yöntemine ilişkin örnekler verilmiştir.

 

Söz konusu tebliğ, yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

 

Söz konusu tebliğe ulaşmak için tıklayınız.

 

Söz konusu 1 No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin güncel haline ulaşmak için tıklayınız.
 

7524 sayılı 7524 Sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’a ulaşmak için tıklayınız.

 

Saygılarımızla.

 

Esas Bağımsız Denetim S. M. Mali Müşavirlik A. Ş.

 

"Güven, Kontrole Mani Değildir."Bize Ulaşın

Teklif Al

Vergi Takvimi