Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) tarafından hazırlanan 1 seri No.lu “Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ” 04.07.2026 tarih ve 33300 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Bilindiği üzere 04.06.2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmi Gazete'de yayımlan 7582 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” Kanun‘un 10. maddesiyle; 5520 sayılı Kanuna eklenen geçici 19. madde ile; gerçek ve tüzel kişilerce sahip olunan yurt dışında bulunan; para, döviz, altın, hisse senedi, tahvil ve diğer menkul kıymetlerin 31.07.2027 tarihine kadar Türkiye’ye getirilmek suretiyle milli ekonomiye kazandırılması imkanı getirilmiş, ayrıca gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter ve kayıtlarında yer almayan aynı tür varlıklarını, ayrıca gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye'de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, 31.07.2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirme imkanı sağlanmıştı.
Buna göre; bildirilen varlıkların bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılmak suretiyle tevsik edilmesi zorunludur.
Bildirilen varlıklar bildirim tarihi itibarıyla kanuni defterlere kaydedilecektir. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu madde hükümleri uyarınca kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetler için pasifte özel fon hesabı açacaklar ve bu fon hesabı bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemeyecek, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamayacaktır. Bu fon işletmenin tasfiye edilmesi halinde ise vergilendirilmeyecektir.
Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterecekler ancak bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayacak ve bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilecektir.
Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar, bildirimde bulundukları varlıklarını maddede yer alan sürede Türkiye’ye getirmeleri, yurt içindeki varlıklarını bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırmak suretiyle tevsik etmeleri durumlarında maddenin dördüncü fıkrasında yer alan şartlar aranmaksızın madde hükümlerinden yararlanabileceklerdir.
Banka ve aracı kurumlarca bildirilen varlıkların değeri üzerinden %5 oranında vergi alınacaktır.
Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden, varlıkların değeri üzerinden %5 oranında peşin olarak tahsil ettikleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler.
Ancak, bildirilen varlıkların vadeli hesaplarda, 4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında belirli sürelerle tutulacağının taahhüt edilmesi halinde daha düşük oranlı vergileme uygulanacaktır.
Buna göre; varlıkların en az 5 yıl tutulacağının taahhüt edilmesi halinde vergi oranı %0, 4 yıl için %1, 3 yıl için %2, 2 yıl için %3 ve 1 yıl için %4 olarak uygulanacaktır.
Ayrıca 01.01.2027 tarihinden itibaren yapılacak bildirimlerde bu oranlara yarım puan artırım uygulanacaktır.
Ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemeyecektir. Bildirime konu edilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar da, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmeyecektir.
Bildirilen varlıklara ilişkin olarak ilgili maddede yer alan şartların sağlanması kaydıyla, söz konusu beyan edilen varlıklar nedeniyle herhangi bir vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.
Ayrıca diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri sonucunda bulunan matrah farklarının bildirilen varlıklardan kaynaklandığının tespit edilmesi halinde, belirli şartlarla tarhiyat yapılmaması imkanı getirilmiştir.
Cumhurbaşkanına bildirim süresini uzatma, Hazine ve Maliye Bakanlığına ise uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi verilmiştir.
335 No.lu Tebliğle; 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 10. maddesi ile 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 19. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlenmiştir.
Tebliğde;
- Gerçek ve tüzel kişilere ait yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bildirilmesi, Türkiye'ye getirilmesi ve kanuni defter kayıtlarına alınmasına,
- Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerine ait olup Türkiye'de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bildirilmesi ve kanuni defter kayıtlarına alınmasına,
- Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan kişilere ait yurt içinde bulunan söz konusu varlıkların bildirilmesine,
- Bildirimlerin yapılması, bildirime konu varlıkların değerlemesi,
- Banka veya aracı kurumlarca yapılacak işlemler ve verginin ödenmesi
- bildirilen varlıklar üzerinden hesaplanacak verginin beyanı ve ödenmesine,
- Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri adına görünen varlıkların durumu,
- Gelir ve gider uygulaması,
- Bildirim kapsamında sağlanan vergi güvenceleri (İnceleme ve tarhiyat yapılmayacak haller)
- Uygulamaya ilişkin diğer usul ve esaslara,
dair açıklama ve örneklere yer verilmiştir.
Buna göre Tebliğde yer alan açıklamalar, ana başlıkları itibariyle aşağıdaki gibidir;
- Yurt dışında bulunan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları gerçek veya tüzel kişilerce, 31.07.2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilebilir.
- 31.07. 2027 tarihine kadar (bu tarih dâhil) birden fazla bildirimde bulunulması mümkündür.
- Bildirime konu varlıkların banka veya aracı kurumlara transferi veya yatırılmasından sonra daha önce verilen bildirimlerin düzeltilmesi ve ödenen vergilerin iadesi mümkün değildir.
- Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları da, 31.07.2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilebilir.
- Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar da varlık barışı düzenlemesinden yararlanabilir.
- Bildirilen varlıkların, 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükelleflerce kanuni defterlere kaydedilmesi zorunludur. Defter tutma zorunluluğu bulunmayan mükelleflerin böyle bir yükümlülüğü bulunmamaktadır.
- Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetler için pasifte özel fon hesabı açarlar. Bu fon hesabı bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemez, sermayeye ilave edilebilir, bunun dışında başka bir amaçla kullanılamaz, işletmenin tasfiye edilmesi halinde ise vergilendirilmez.
- Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterirler.
- Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden, varlıkların değeri üzerinden %5 oranında peşin olarak tahsil ettikleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler.
- Vergi oranı bildirilen varlığın vadeli hesaplarda, 4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında değerlendirileceğinin taahhüt edilmesi halinde süreye bağlı olarak düşmektedir.
- Bu taahhüdün 5 yıllık bir süreyi içermesi durumunda, vergi oranı %0 olmaktadır. İndirimli oran uygulanması durumunda da (%0 dahil) bildirime konu varlıklar banka veya aracı kurumlarca verilecek beyannameye dahil edilmesi gerekmektedir.
- Bu bildirimler kapsamında ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez.
- Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. Ancak diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirler bu düzenlemeden etkilenmemektedir.
Tebliğ hükümleri 04.07.2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu Genel Tebliğe ulaşmak için tıklayınız.
Genel Tebliğ eklerine ulaşmak için tıklayınız.
7582 sayılı Kanuna ulaşmak için tıklayınız.
Saygılarımızla.
Esas Bağımsız Denetim S. M. Mali Müşavirlik A. Ş.