Konutlarda Net Alan Hesabına ve İade Alınabilecek KDV Tutarına ilişkin Danıştay Kararı

Numara: 2015 / 6

Tarih: 03 Nisan 2015

 

Konutlardaki indirimli KDV oranı uygulamasında mükellefler ile idare arasındaki en önemli problem şüphesiz 150 m2’lik net alanın hesaplanmasına ilişkindir. Bunun nedeni Maliye Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 150 m2’lik net alan hesabının birbirinden farklı olmasından kaynaklanmaktadır. Aslında birleştirilmiş KDV Genel Uygulama Tebliği’nin Gelir İdaresi Başkanlığı web sayfasında yayımlanan taslağında, net alan hesabının Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’ne göre yapılacağı hususunda açıklamalara yer verilmiş fakat anılan Tebliğin Resmi Gazete’de yayımlanmış son şeklinde bu açıklamalar çıkarılmış, yerine önceki düzenleme aynen korunmuştur. Bunun sonucunda ise net alan hesabı konusunda geçmişten bugüne idare ile mükellefler arasındaki sorun aynen yaşanmaya devam etmiştir.

Danıştay Kararı`na geçmeden önce Maliye Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 150 m2’lik net alan hesabını aşağıda bilgilerinize sunuyoruz;

 

MALİYE BAKANLIĞI’NIN NET ALAN DÜZENLEMESİ

Maliye Bakanlığı’nın 150 m2’lik net alan hesabı ile ilgili düzenlemesi, KDV Genel Uygulama Tebliği’nin “III.Matrah, Nispet ve Oran” başlıklı kısmının“B.Oran” bölümünün “2.İndirimli Orana Tabi Bazı Mal ve Hizmetlere İlişkin Açıklamalar” maddesinin “2.1.3. Net Alan” alt başlıklı bölümünde yer almaktadır. Söz konusu bölüm şu şekildedir;

“Net alan deyimi “konut içerisinde duvarlar arasında kalan temiz alan” olarak tanımlanan faydalı alanı ifade etmekte olup, plan ve proje gereği konut dışında bir amaçla kullanılacak bölümleri de ihtiva eden inşaatlarda indirimli oran sadece konut olarak kullanılacak bölümlere uygulanır.

Net alanın hesaplanması konusunda aşağıdaki şekilde hareket edilir:

a) Balkon, kömürlük, garaj, asansör boşluğu ve benzeri yerler, konutlardan ayrı olarak kullanılmaları mümkün olmadığından prensip olarak net alan hesabına dahildir.

b) Faydalı alan genel olarak duvar yüzlerinde 2,5 cm sıva bulunduğu kabul edilerek, proje üzerinde gösterilmiş bulunan kaba yapı boyutlarının her birinden 5`er cm düşülmek suretiyle hesaplanır.

Ancak;

·         Konutlarda kapı ve pencere şeritleri, duman ve çöp bacası çıkıntıları, ışıklıklar ve hava bacaları,

·         Karkas binalardaki kolonların duvarlardan taşan dişleri,

·         Bir konuttaki balkonların veya arsa zemininden 0,75 m.den yüksek terasların toplamının 2 m2`si çok katlı binalarda yapılan çekme katların etrafında kalan ve ticaret bölgelerinde zemin katların komşu hududuna kadar uzaması ile meydana gelen teraslar,

·         Çok katlı binalarda genel giriş, merdiven, sahanlıklar ve asansörler,

·         İki katlı tek ev olarak yapılan konutlarda iç merdivenlerin altında 1,75 m. yüksekliğinden az olan yerler,

·         Bodrumlarda konut başına bir adet, konutun bulunduğu bina dışında konut başına 4 m2`den büyük olmamak üzere yapılan kömürlük veya depo,

·         Kalorifer dairesi, yakıt deposu, sığınak, kapıcı dairesi, müşterek hizmete ayrılan depo, çamaşırlık,

·         Bina içindeki garajlar ile bina dışında konut başına 18 m2`den büyük olmamak üzere yapılan garajlar,

faydalı alan dışındadır.

Bina dışındaki kömürlük ve depoların 4 m2`yi, garajların 18 m2`yi aşan kısmı, ait oldukları konutun faydalı alanına dahil edilirler.”

 

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI’NIN PLANLI ALANLAR TİP İMAR YÖNETMELİĞİ’NDE YER ALAN NET ALAN HESABI

Bağımsız bölüm net alanına ilişkin düzenleme Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin 16. maddesine 01.06.2013 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere eklenen 41 numaralı bent hükmü ile hayata geçirilmiş olup, 01.06.2013 tarihinden itibaren konutlarda 150 m2’lik net alan hesabı bu yeni düzenlemeye göre yapılmaktadır. Söz konusu bent hükmü aynen aşağıdadır: 

“Bağımsız Bölüm Net Alanı: Bağımsız bölüm içerisindeki kapalı olup duvarlar arasında kalan net alandır. Bu alana; kapı ve pencere eşikleri, 2.5 cm’i geçmemek koşuluyla sıva payları, kolonlar, duman, çöp, atık, tesisat ve hava bacaları ile ışıklıklar, bağımsız bölüm içindeki asansör ve galeri boşlukları, tesisat odası, merdivenlerin altlarında 1.80 m. yüksekliğinden az olan yerler, tek bağımsız bölümlü müstakil binalarda bağımsız bölüm içindeki otopark, sığınak, odunluk, kömürlük, hidrofor ve arıtma tesisi alanı, su ve yakıt deposu ve kazan dairesi dahil edilmez. Açık çıkmalar, balkonlar, zemin, çatı ve kat terasları, kat ve çatı bahçeleri gibi en az bir cephesi açık olan mekanlar ile aynı katta veya farklı katta olup bağımsız bölümün eklentisi olan mekanlar ile ortak alanlar bağımsız bölüm net alanı içinde değerlendirilmez. Bağımsız bölümün içten bağlantılı olarak çatı araları dahil birden fazla katta yer alan mekanlardan oluşması halinde bu katlardaki bağımsız bölüme ait alanlar birlikte değerlendirilerek bağımsız bölüm net alanı bulunur.”

 

Görüldüğü üzere yukarıdaki iki düzenlemedeki farklar nedeniyle konutun KDV oranı %1 den %18’e çıkabilmekte ve iade imkanı ortadan kalkabilmektedir. Söz konusu farklılıklar nedeniyle inşaat sektörünün önde gelen şirketlerinin üye olduğu bir dernek tarafından Maliye Bakanlığı düzenlemesinin mevcut Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’ne aykırı olduğu gerekçesiyle, birleştirilmiş KDV Genel Uygulama Tebliği’nin ilgili bölümlerinin yürürlüğünün durdurulması ve iptali için Danıştay nezdinde dava açılmıştır. Konuyu inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi, net alan hesabı konusunda inşaat sektörünün talebini haklı bularak, Tebliğin ilgili bölümünün yürürlüğünü durdurmuştur

 

DANIŞTAY’IN YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI VE GEREKÇESİ

KDV Genel Uygulama Tebliği ile yapılan düzenlemenin mevcut Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’ne aykırı olduğu gerekçesiyle, Tebliğin ilgili bölümlerinin yürürlüğünün durdurulması ve iptal edilmesi için açılan davayı inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi, net alanın hesabı konusunda inşaat sektörünün talebini haklı bularak, Tebliğ’in “III/B-2.1.3. Net Alan” alt başlıklı bölümünün yürürlüğünü durdurmuştur. Karar’da yürütmenin durdurulma gerekçesi özetle,

“KDV oranlarının belirlendiği Kararnamede, karar kapsamındaki mal ve hizmetleri tanımlamaya Maliye Bakanlığı yetkili kılınmış ise de, davalı idarenin düzenleme yetkisinin yasada ve kararnamenin uygulanması ve açık yetki verilmesi durumunda usule ilişkin hususları belirlemeyle sınırlı olmalı, KDV oranı Bakanlar Kurulu Kararı ile % 1’e indirilen mal ve hizmetlerin tanım ve kapsamı, genel hukuk kuralları içinde ve genel kabul gören uygulamalarda belirlendiği şekilde ele alınmalıdır. Net alanı 150 m2’ye kadar olan konutun tanımlanmasında, bu konuda teknik düzeyde düzenleme ve tanımlama yetkisi ve yeterliliği bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayımlanan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin dikkate alınması gerekir. Bu hususta teknik bilgi ve uzmanlığı olmadığı görülen Maliye Bakanlığı’na KDV oranlarının belirlendiği Kararnameyle her ne kadar tanımlama yetkisi verilmişse de, bu yetki sınırsız olmayıp uzman kuruluşlardan görüş alınması veya bu konuda teknik düzeyde düzenleme ve tanımlama yetkisi bulunan kurumların düzenlemelerinden yararlanılması “İdarelerin takdir yetkilerine giren işlemleri tesis ederken mutlak ve sınırsız hareket edemeyeceklerine ilişkin idare hukuku ilkesi”nin bir gereği olup, bu ilkeye aykırı düşen dava konusu düzenlemede hukuki uyarlık görülmemiştir.”

şeklinde ifade edilmiştir.

Öte yandan, anılan Karar ile aynı Tebliğ’in “III/B-3.1.3.1 Genel Olarak” bölümünde yer alan Örnek 2’de yapılan açıklamaların yürürlüğü de durdurulmuştur. Söz konusu Örnek 2’de yer alan açıklamalar aynen aşağıdadır:

“Örnek 2: 150 m²’nin altındaki bir konutun inşasına yönelik olarak yapılan harcamalar (arsa bedeli dâhil), genel yönetim giderleri (akaryakıt, büro malzemeleri, reklam, komisyon, temizlik malzemeleri ve benzeri) ve ATİK’lerden işleme isabet eden paya ilişkin olarak yüklenilen KDV, işlemin bünyesine giren vergiler kapsamında değerlendirilecektir.

150 m²’nin altındaki konut teslimlerine yönelik iade taleplerinde, konutun yapımıyla ilgili harcamalar nedeniyle yüklenilen vergiler iade hesabına dâhil edilebilecek, konutun yapımı için zorunlu olmayan harcamalar nedeniyle yüklenilen vergiler iade hesabına dâhil edilmeyecektir.

Dolayısıyla bir arada bulunan konutların ortak kullanımına ait olan sosyal ve kültürel ihtiyaçları karşılamak üzere düzenlenmiş çocuk parkı, bahçe düzenlemesi, havuz, pergole, kamelya, çim ekimi, spor alanı, alışveriş merkezi gibi alanlara ilişkin konutun yapımı için zorunlu olmayan harcamalar nedeniyle yüklenilen KDV iade hesabına dâhil edilemeyecektir.

Ancak arazinin yapısından dolayı yapılması zorunlu olan site içi çevre düzenlemeleri (istinat duvarı, perde duvarı, site çevre duvarları, site içi zemin sertleştirme ve benzeri işler) nedeniyle yüklenilen vergilerin iade hesabına dâhil edilmesi mümkündür.”

Karar’da yürütmenin durdurulma gerekçesi aşağıdaki gibi açıklanmıştır:

“KDV Kanunu’nun 29/2. maddesinde indirimli orana tabi teslimlerle ilgili iade edilecek KDV’nin söz konusu teslimle ilgili olması yeterli görülmüş, zorunlu olması şart koşulmamıştır. Kanunda açıkça ilgili olması ölçütüne yer verilmişken, Tebliğde zorunlu harcama ölçütüne göre verilen örnek şeklindeki düzenleme açıkça yasaya aykırıdır.”  

 

Sayfayı Yazdır

Sosyal Medya'da Paylaş
E-Bülten Üyeliği

Mali Mezvuatlar hakkındaki
güncel gelişmeler konusunda
sizi online olarak
bilgilendirebilmemiz için
e-bültenimize kayıt olabilirsiniz.

"Güven, Kontrole Mani Değildir."