Gelir Vergisi Kanununda 7194 Sayılı Kanun ile Yapılan Değişikliklere İlişkin Açıklamaların Yapıldığı GVK 311 GT Yayımlandı.

Numara: 2020 / 136 Tarih: 30 Mayıs 2020

311 Sıra No.lu Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebliği 27.05.2020 tarihli ve 31137 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Bilindiği üzere, 07.12.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 10 ila 22 nci maddeleri arasında, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun bazı maddelerinde değişiklikler yapılmıştır. Diğer yandan aynı Kanunla 193 sayılı Kanuna geçici 91 inci madde eklenmiştir.

311 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile; 7194 sayılı Kanun’la Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan değişikliklere ilişkin açıklamalar ile usul ve esaslara yer verilmiştir.

Söz konusu Tebliğde,

- Serbest Meslek Kazançlarında İstisna Uygulamasına,

- Hizmet Erbabının İşyerine Gidip Gelmesi İçin Sağlanan Menfaatlere İlişkin İstisnaya,

- Hakemlere Ödenen Ücret İstisnasına,

- Binek Otomobillerin Giderlerinin Vergi Matrahından İndirilebilmesine,

- Dar mükelleflerin (kurumlar dâhil) Türkiye'ye getirdikleri yabancı paralarla iktisap ettikleri menkul kıymetlerin ve iştirak hisselerinin elden çıkarılmasında kur farkı istisnasına,

- Ücret Gelirlerinin Vergilendirilmesine,

- Vekalet Ücretlerine İlişkin Tevkifat Uygulamasına,

- Yeni Gelir Vergisi Tarifesine,

- Sporcu Ücretlerinin Vergilendirilmesine,

ilişkin usul ve esaslar ile açıklamalara yer verilmiştir.

Tebliğde yer alan önemli açıklamalar aşağıda özetlenmiştir.

 

Serbest Meslek Kazançlarında İstisna Uygulaması

193 sayılı Kanun’un 18. maddesine eklenen fıkra ile, madde kapsamındaki kazançları toplamı Kanun’un 103. maddesinde yazılı tarifenin 4. diliminde yer alan tutarı aşanların (2019 yılı için 500.000 TL, 2020 yılı için 600.000 TL) istisnadan faydalanamayacağı hükme bağlanmıştır.

Kanunun 18. maddesinde serbest meslek kazanç istisnasından yararlanan mükellefler ve istisna kapsamında olan eserler sayılmış olup, söz konusu maddede hangi hasılatın istisna kapsamında olduğu da ayrıca belirtilmiştir.

İstisna sınırının uygulanmasında;

  • 18. madde kapsamına giren ve belirtilen sınırı aşmayan kazançların vergiden müstesna olacaktır.

 

  • Bu kazançlar için yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyecek ve diğer gelirler dolayısıyla beyanname verilmesi halinde bu kazançların beyannameye dahil edilmeyecek ve bu kazançlar üzerinden kesinti yoluyla ödenen vergilerin nihai vergileme olacaktır.

 

-    Kazançların devamlı veya arızi olarak elde edilmesi istisna ve tevkifat uygulamasını değiştirmeyecektir.

 

-    Belirtilen sınırı aşan kazançlar için istisnadan yararlanılamayacak ancak sınırın aşılıp aşılmayacağının yıl içerisinde bilinemeyeceğinden dolayı geçici vergi beyannamesi verilmeyecek, kazançların tamamının yıllık beyanname ile beyan edilecektir.

 

-    Yıllık beyanname verilmesi durumunda Kanunda müsaade edilen harcamaların matrahtan indirilebilecektir.

 

-    Yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden yıl içerisinde kesinti yoluyla ödenen vergilerin mahsup edilebilecektir.

 

  • Tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarın aşılıp aşılmadığı, takvim yılı sonu itibarıyla her bir yıl için ayrı ayrı değerlendirilecektir.

 

  • İlgili takvim yılında istisnadan yararlanılamaması sonraki yıllarda istisnadan yararlanılmasına engel değildir.

 

İşverenlerce Çalışanların İşyerine Gidip Gelmesi İçin Sağlanan Menfaatlere İlişkin İstisna

7194 sayılı Kanun ile 193 sayılı Kanun’un 23. Maddesinin (10) numaralı bendi değiştirilmiş olup, buna göre, işverenlerce taşıma hizmeti verilmeyen durumlarda, bir günlük ulaşım bedelinin 10 TL’yi aşmayan (2020 yılı için 12 TL) ve toplu taşıma kartı, bileti ve bu amaçla kullanılan ödeme araçları vasıtasıyla personele sağlanan menfaatler gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Hizmet erbabının toplu olarak işyerlerine gidip gelmelerini sağlamak maksadıyla vasıta temini veya hizmet satın alınması suretiyle işverenler tarafından yapılan taşıma giderleri nedeniyle hizmet erbabına sağlanan menfaatlere uygulanan gelir vergisi istisnası devam etmektedir.

Düzenlemeyle, 01.01.2020 tarihinden itibaren elde edilen ücret gelirlerine uygulanmak üzere, işverenler tarafından hizmet erbabına taşıma hizmeti verilmediği durumlarda, hizmet erbabına verilen toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçları için yapılan ödemeler nedeniyle sağlanan menfaatler de istisna kapsamına alınmıştır.

 

İstisnanın Şartları

Söz konusu istisnadan faydalanılabilmesi için;

-    İşveren tarafından, hizmet erbabının toplu olarak işyerlerine gidip gelmelerini sağlamak maksadıyla ulaşım vasıtası temini veya hizmet satın alınması suretiyle taşıma hizmeti verilmiyor olması,

-    Taşıma kartı, bileti ve benzeri ödeme araçlarının personelin münhasıran işe gidiş gelişlerde kullanacağı toplu taşıma araçlarında geçerli olması,

-    Ulaşım bedelinin günlük belirlenen tutarı (2020 yılı için 12 TL) aşmaması,

-    Yapılan ödemenin fiilen çalışılan günlerle sınırlı olması,

-    Toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçlarının teminine ilişkin harcamaların belgelendirilmesi,

Gerekmektedir.

Bedelinin nakit olarak verilmesi veya hediye çeki gibi ulaşım harcaması dışında kullanılabilecek olması, araç tahsis edilmesi ve işe gidiş gelişlerde kullanılabilecek bir servis uygulaması ile taşıma hizmeti verilmesinin yanında ilave olarak verilmesi, çalışılmayan günler için de ulaşım bedeli ödenmesi durumlarında istisnadan yararlanılamayacak olup, yapılan bu ödemeler ve sağlanan menfaatler net ücret olarak vergilendirilecektir.

Ulaşım bedeli ödemelerinin birden fazla ayı kapsayacak şekilde toplu olarak verilmesi halinde personelin çalıştığı günler dikkate alınarak her bir aya isabet eden tutar ayrı ayrı istisna kapsamında değerlendirilecektir.

Personelin izin, rapor ve benzeri nedenlerle çalışmadığı günlere ilişkin ilgili ayda peşin olarak yapılan ve istisnaya konu edilmiş olan taşıma gideri ödemeleri için işverenlerce ilgili ayda düzeltme veya ertesi ay için yapılan taşıma gideri ödemelerinden de mahsup edilmesi mümkündür.

Söz konusu ödemelerin vergiden müstesna kısmının da ücret bordrosunda gösterilmesi gerekmektedir.

İstisna tutarından daha fazla ödeme yapılması halinde, istisna tutarını aşan kısım katma değer vergisi dahil net ödenen ücret olarak kabul edilecek ve brüte iblağ edilmek suretiyle gelir vergisi tevkifatına tabi tutulacaktır.

İlave olarak; belirlenen bir günlük ulaşım bedeline katma değer vergisi dahil değildir. Ulaşım bedelinin istisnaya isabet eden tutarına ait KDV işverenlerce indirim konusu yapılabilecektir.

İstisna tutarını aşan kısma ilişkin KDV ise indirim konusu yapılmayacak, ücret olarak vergilendirilecektir.

 

Hakemlere Ödenen Ücret İstisnası

7194 sayılı Kanun ile 193 Sayılı Kanun’un 29. maddesi değiştirilmiş, basketbol veya voleybol spor dallarının en üst liglerinde görev alanlar hariç olmak üzere amatör spor yarışmalarını yöneten hakemlere ödenen ücretler gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Söz konusu düzenlemenin uygulaması aşağıdaki şekilde olacaktır.

-    Basketbol ve voleybol spor dallarının en üst ligleri hariç amatör spor yarışmalarını yöneten hakemlerin bu görevleri dolayısıyla aldıkları ücretlere yönelik gelir vergisi istisnası aynen korunmuştur.

-    Profesyonel spor yarışmalarını yöneten spor hakemleri ile basketbol ve voleybol spor dallarının en üst liglerindeki yarışmaları yöneten spor hakemlerinin aldıkları ücretler 01.01.2020 tarihinden itibaren istisna kapsamından çıkarılmıştır. Bu hakemlere bu faaliyetleri nedeniyle yapılan ödemeler ücret hükümlerine göre vergilendirilecektir.

- 193 sayılı Kanun’un 94. maddesinde sayılanlar tarafından istisna kapsamına girmeyen spor hakemlerine yapılan ödemeler üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır.

-    Profesyonel spor yarışmaları ile basketbol ve voleybol spor dallarının en üst liglerindeki yarışmaları yöneten spor hakemlerince elde edilen ücret gelirleri toplamının, gelir vergisi tarifesinin dördüncü diliminde yer alan tutarı (2020 yılı için 600.000 TL) aşması halinde bu ödemeler yıllık gelir vergisi beyannamesiyle de beyan edilecektir.

-   Yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden tevkif suretiyle ödenen gelir vergisi mahsup edilebilecektir.

-    Basketbol ve voleybol spor dallarının en üst ligleri hariç amatör spor yarışmalarını yöneten hakemlere ödenen ücretler istisna kapsamında olduğundan, bu ücret ödemelerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayacak ve bu ücret gelirleri için yıllık beyanname verilmeyecektir.

-   Diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de istisna kapsamındaki ücret gelirleri beyannameye dâhil edilmeyecektir.

 

Binek Otomobillerin Giderlerinin ve Amortismanlarının Vergi Matrahından İndirilebilmesi

7194 sayılı Kanun ile 193 sayılı Kanun’un 40. ve 68. maddeleri değiştirilmiş olup, işletmelerin kiraladıkları veya satın aldıkları binek otomobillere ilişkin giderlerin vergi matrahının tespitinde indirilmesine sınırlamalar getirilmiştir.

Söz konusu sınırlamalar faaliyeti kısmen veya tamamen binek otomobillerin kiralanması veya çeşitli şekilde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları otomobiller dışında kalan binek otomobilleri kapsamaktadır.

Tebliğ’de yapılan açıklamalar aşağıda özetlenmiştir:

 

Kiralama ve Satın Alma Giderleri

Kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 2020 yılı için katma değer vergisi hariç 5.500 TL kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilecektir.

Belirlenen azami tutarı aşması halinde, aşan kısma ait katma değer vergisi gelir ve kurumlar vergisi yönünden kazancın tespitinde ayrıca gider olarak dikkate alınmayacaktır.

Banka ve sigorta şirketleri gibi faaliyetleri KDV’den istisna olan işletmelerde indirim konusu yapılamayan KDV dahil 5.500 TL’lik tutar, safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir.

Binek otomobillerin ilk satın alınmasına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının 2020 yılı için en fazla 140.000 TL’ye kadarlık kısmı ticari veya mesleki kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir.

 

Binek Otomobillere İlişkin Tamir, Bakım, Yakıt ve Benzeri Genel Giderler

Binek otomobillere ilişkin tamir, bakım, yakıt, sigorta ve benzeri giderlerin en fazla %70’i, gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir.

Yapılan giderlerin işletmeye veya envantere kayıtlı ya da kiralanan binek otomobillere ilişkin olmasının bir önemi bulunmamaktadır.

Finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin, finansal kiralama konusu binek otomobillerin aktife alındığı dönemi izleyen dönemler için yapılan faiz giderlerinin mükellefler tarafından tercihen doğrudan gider olarak dikkate alınmak istenmesi halinde, bu giderlerin en fazla %70’i gider olarak dikkate alınabilecektir.

 

Binek Otomobillere İlişkin Amortisman Giderleri

Özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 2020 yılı için 160.000 TL, söz konusu vergilerin tercihen maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak alındığı hâllerde, amortismana tabi tutarı 2020 yılı için 300.000 TL’yi aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir.

Kıst amortisman uygulamasında binek otomobillerin aktife alındığı yılda gider konusu yapılamayan tutarlar, itfa süresinin son yılında, o yıl için amortismana esas bedel uygulamasından bağımsız olarak safi kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir.

Mükelleflerin aktiflerinde yer alan binek otomobiller için amortismana esas bedelden daha fazla tutar üzerinden amortisman ayırmaları halinde, genel hükümlere göre ayrılan amortisman tutarı ile amortismana esas bedel üzerinden ayrılan amortisman tutarı arasındaki fark, kanunen kabul edilmeyen gider sayılarak, o yıla ilişkin gelir veya kurumlar vergisi kazancına ilave edilecektir.

Söz konusu binek otomobillerinin mükellefler tarafından satışı halinde ise ilgili yıllarda amortisman ayırma aşamasında kanunen kabul edilmeyen gider olarak kazanca ilave olunan tutarların toplamı mükelleflerce vergiye tabi olmayan gelir olarak dikkate alınacak ve bu tutar, gelir veya kurumlar beyannamesinde “Diğer İndirimler” satırında gösterilmek suretiyle kazanç üzerinden indirim konusu yapılabilecektir.

Gider olarak dikkate alınabilecek amortismana esas bedelin tespitinde, binek otomobilin satın alındığı tarihte yürürlükte olan tutar dikkate alınacaktır.

Amortismana tabi tutar için getirilen söz konusu sınırlama finansal kiralama yoluyla işletme aktifine alınmış binek otomobiller için de uygulanacak olup, aktife alınan bedelin o yıl için belirlenen amortismana esas tutarı aşması halinde, ayrılan amortismanın en fazla bu tutara isabet eden kısmı gider olarak dikkate alınabilecektir.

 

Dar Mükelleflerin (Kurumlar Dâhil) Türkiye'ye Getirdikleri Yabancı Paralarla İktisap Ettikleri Menkul Kıymetlerin ve İştirak Hisselerinin Elden Çıkarılmasında Kur Farkı İstisnası

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 81. maddesinin beşinci fıkrası hükmüne göre, dar mükelleflerin (kurumlar dahil), yabancı sermaye mevzuatına göre ilgili mercilerden izin almak suretiyle Türkiye'ye bizzat getirdikleri nakdî veya aynî sermaye karşılığında iktisap ettikleri menkul kıymetler ile iştirak hisselerini satışlarından doğan değer artışı kazançlarının hesabında, kazancın kur farkından doğan kısmı gelir veya kurumlar vergisinden istisnadır.

 

Yabancı Paralar İçin Yabancı Sermaye Mevzuatına Göre İlgili Mercilerden İzin Alma Şartının Kaldırılması

4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanun hükmüne istinaden, dar mükelleflerin (kurumlar dâhil) Türkiye’de iktisap edecekleri menkul kıymet veya iştirak hisselerinin karşılığında getirecekleri yabancı paralar için yabancı sermaye mevzuatına göre ilgili mercilerden izin alma şartı kaldırılmış olup, bu kapsamda mükelleflerin söz konusu mercileri bilgilendirmeleri yeterli olacaktır.

 

Yabancı Paraların Türkiye’ye Fiziki Olarak Getirilmesi veya Türkiye’deki Bankalara Transfer Edilmesi

İstisnadan faydalanılabilmesi için Türkiye’deki menkul kıymet veya iştirak hisselerinin iktisabına ilişkin yabancı paraların Türkiye’ye fiziki olarak getirilmesi veya Türkiye’deki bankalara transfer edilmesi şarttır. Söz konusu bedellerin Türkiye’deki menkul kıymet veya iştirak hisselerinin iktisabından önce veya sonra getirilmesinin bir önemi bulunmamaktadır. Ancak, Türkiye’ye getirilen yabancı paraların bu kapsamda Türkiye’ye getirilmiş olduğu hususunun mükelleflerce tevsik edilmesi gerekmektedir.

 

Türkiye’deki Menkul Kıymet veya İştirak Hisselerinin İktisap Edenlerin Farklı Kişiler Olması

Bu kapsamda Türkiye’ye getirilecek yabancı paraların, menkul kıymet veya iştirak hisselerini iktisap edecek olan dar mükelleflerce (kurumlar dâhil) kendi adlarına getirilmesi şart değildir. Yabancı paraları yurt dışından transfer edenler veya getirenler ile bu paralarla Türkiye’deki menkul kıymet veya iştirak hisselerinin iktisap edenlerin farklı kişiler olmasının söz konusu hükümden faydalanılması açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

 

Türkiye’deki Menkul Kıymet veya İştirak Hisselerinin Müteakip Dönemlerde Başka Dar Mükelleflerce Satın Alınması

Dar mükelleflerce (kurumlar dâhil), bedeli Türkiye’ye getirilmek suretiyle iktisap edilen Türkiye’deki menkul kıymet veya iştirak hisselerinin müteakip dönemlerde başka dar mükelleflerce satın alınması ve bu menkul kıymetleri veya iştirak hisselerini satın alan dar mükelleflerin iktisaba ilişkin ödenmesi gereken söz konusu bedelleri Türkiye’ye getirmemeleri durumunda, önceki iktisaba ilişkin Türkiye’ye getirilmiş yabancı para bedeli kadarlık kısım hariç olmak üzere Türkiye’ye getirilmeyen yabancı para bedeli kısmı için kur farkı istisnasından yararlanılamayacaktır.

 

İstisnadan Yararlanabilme Şartı ve Türkiye'de Menkul Kıymet Alım Satımıyla Devamlı Olarak Uğraşılması

Söz konusu istisnadan yararlanılabilmesi için dar mükelleflerin (kurumlar dâhil) Türkiye'de elde ettikleri kazançlarının, münhasıran bu menkul kıymet veya iştirak hisseleri dolayısıyla elde edilen menkul sermaye iratlarından ve bu kıymet veya hisselerin elden çıkarılmasından doğan değer artışı kazançlarından ibaret olması şarttır. Bu mükelleflerin, Türkiye'de menkul kıymet alım satımıyla devamlı olarak uğraşmaları halinde, kur farkından doğan kazançlar da ticarî kazancın hesabında dikkate alınacaktır.

 

Ücret Gelirlerinin Vergilendirilmesi

7194 Sayılı Kanun ile 193 sayılı Kanun’un 86. maddesi değiştirilmiş, birden fazla işverenden ücret almakla beraber, birinciden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı gelir vergisi tarifesinin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı ve birinci işverenden alınan dâhil ücret gelirleri toplamı tarifede yazılı dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşanlar için beyanname verme yükümlülüğü getirilmiştir.

Yapılan düzenlemeye göre, tevkif suretiyle vergilendirilmiş;

-    Tek işverenden ücret geliri elde eden mükelleflerin, ücret gelirleri toplamı 103. maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (2020 yılı için 600.000 TL) aşması,

-    Birden fazla işverenden ücret geliri elde eden mükelleflerin, birinci işverenden aldıkları ücret gelirleri de dâhil olmak üzere ücretleri toplamının gelir vergisi tarifesinin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (2020 yılı için 600.000 TL) aşması,

-    Birden fazla işverenden ücret geliri elde eden mükelleflerin, birden sonraki işverenden alınan ücretleri toplamının gelir vergisi tarifesinin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı (2020 yılı için 49.000 TL) aşması,

halinde, ücret gelirleri yıllık beyanname ile beyan edilecektir.

Birden fazla işverenden ücret alınması halinde, birinci işverenden alınan ücretin hangisi olacağı ücretli tarafından serbestçe belirlenebilecektir.

Ücret gelirlerinin beyan edilip edilmeyeceği kendi içerisinde değerlendirilecek, diğer gelirlerin bulunması halinde bu gelirler hesaplamaya dâhil edilmeyecektir.

Yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden yıl içinde tevkif suretiyle ödenen vergiler mahsup edilebilecek, tevkifata tabi tutulmamış ücret gelirleri (193 sayılı Kanunun 64. maddesinde yer alan diğer ücretler hariç), tutarı ne olursa olsun yıllık beyannameyle beyan edilecektir.

 

Özel Sektör İşyerlerinde Birden Fazla İşverenin Yanında Çalışanların Durumu

Aşağıdaki hallerde, hizmet erbabının ücretlerinin birden fazla işverenden elde edildiği kabul edilecektir.

-    Bir özel sektör işvereninin yanında çalışan hizmet erbabının, yıl içerisinde bu işverenden elde ettiği ücretinin yanısıra, başka bir özel sektör işvereninden ya da kamu kurum veya kuruluşundan da elde ettiği ücret gelirleri,

-    Aynı takvim yılı içinde bir özel sektör işvereninin yanında çalışmakta iken, işten ayrılarak başka bir özel sektör işvereninin yanında ya da kamu kurum veya kuruluşunda çalışmaya başlanılması nedeniyle elde ettiği ücret gelirleri,

-    Aynı takvim yılı içinde, gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin yanında çalışan hizmet erbabının, söz konusu mükelleflerin ortağı oldukları iş ortaklığı veya adi ortaklıklar bünyesinde çalışmaya başlamaları halinde elde ettikleri ücret gelirleri.

Çalışanın birden fazla işverenden ücret geliri elde etmesi durumunda her bir işverenden elde edilen ücret ayrı ayrı vergilendirilecek olup ücret matrahları birbiri ile ilişkilendirilmeyecektir.

İşveren değişikliği yapılması durumunda ise yeni işverenden alınacak ücret, eski işverenden alınan ücret matrahı ile ilişkilendirilmeden sıfır matrah esas alınmak suretiyle vergilendirilecektir.

İki ayrı özel sektör firmasının birleşmesi, asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulan yerlerde alt işverenin değişmesi ve işyeri ortaklarından herhangi birinin değişmesi hallerinde ücretin tek işverenden elde edildiği kabul edilecektir.

İki ayrı özel sektör firmasının birleşmesi (devir, nev’i değişikliği ve bölünme halleri dahil) hallerinde ücretin tek işverenden elde edildiği kabul edilecektir.

Yıl içerisinde işveren değiştiren çalışan, ücret gelirine ilişkin gelir vergisi matrahını yeni işverenine bildirmek suretiyle ücretinin gelir vergisi tarifesine göre kümülatif olarak vergilendirilmesini talep edebilir. Bu durumda yeni işveren kümülatif matrahı dikkate alarak tevkifat yapar.

Ücret gelirleri kümülatif matrah dikkate alınarak vergilenen çalışanın bu gelirlerini yıllık beyannameyle beyan etme yükümlülüğü bulunması durumunda, yıllık beyannamede bildirilen matrah üzerinden hesaplanan gelir vergisinden kümülatif matrah dikkate alınmak suretiyle tevkif suretiyle ödenen vergiler mahsup edilebilecektir.

 

İcra ve İflas Kanunu ile Avukatlık Kanununa Göre Karşı Taraf Vekâlet Ücretlerinin Vergilendirilmesine İlişkin Tevkifat Uygulaması

7194 sayılı Kanun ile 193 sayılı Kanun’un 94. Maddesine göre; İcra ve İflas Müdürlüklerine yatırılanlar da dâhil olmak üzere karşı tarafa yükletilen vekâlet ücretini ödeyenler tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır.

Tebliğde tevkifatın uygulanması ve belge düzenine ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.

Buna göre, karşı tarafa yükletilen vekalet ücretinin;

- Davayı kaybeden tarafından doğrudan avukata ödendiği durumlarda, davayı kaybeden tarafından,

- Davayı kaybeden tarafından avukata ödenmek üzere icra ve iflas müdürlüklerine yatırıldığı durumlarda, davayı kaybeden tarafından,

- Davayı kaybeden tarafından davayı kazanan tarafa ödendiği durumlarda, davayı kazanan tarafından avukata ödeme yapılması esnasında,

gelir vergisi tevkifatı yapılması ve ödemeyi alan avukat tarafından tevkifatı yapanlar adına serbest meslek makbuzu düzenlenmesi gerekmektedir.

Vekalet ücretini ödemekle yükümlü olanlarca, ücretli olarak çalışan avukatların işverenlerine yapılan vekalet ücreti ödemelerinden tevkifat yapılmayacak, işverenin vekalet ücretini avukata ödemesi esnasında ise işverence ücret hükümlerine göre tevkifat yapılacaktır.

Mahkeme kararında “KDV hariç” bir ifadesinin olmadığı durumlarda vekalet ücretinin KDV dahil olduğu kabul edilecek, iç yüzde yoluyla ulaşılan KDV tutarı düzenlenen serbest meslek makbuzunda gösterilecek ve gelir vergisi tevkifatı KDV hariç tutar üzerinden yapılacaktır.

İcra takibinin durdurulması için, ilama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlunun ilamın icrasını durdurabilmek için takip edilen vekalet ücreti dahil borç tutarı için teminat verildiği ve istinaf veya temyiz başvurusunun reddedilmesi üzerine teminata konu paranın alacaklının avukatına ödendiği durumlarda, vekalet ücretine ilişkin nakden veya hesaben ödemenin ne zaman gerçekleşeceği bilinemeyeceğinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayacaktır.

Anı şekilde, icra işlemleri sonucu borçluya haciz uygulanması ve hacze konu mallarının satılması veya borcun, kefil ve benzeri üçüncü kişilerden tahsil edilmesi durumlarında da borçlunun gelir vergisi tevkifatı yapılmayacaktır.

Bu durumlarda serbest meslek erbabı olan avukat tarafından borçlu adına serbest meslek makbuzu düzenlenerek avukat tarafından elde edilen tevkifata konu olmayan vekalet ücreti, serbest meslek kazancına dahil edilerek ilgili geçici vergilendirme dönemleri ve yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan edilecektir.

 

Avukatların Vekalet Ücreti Tahsilatlarında Belge Düzeni

213 sayılı Kanunun 236. Maddesine göre, serbest meslek erbabının, mesleki faaliyetine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim ederek bir nüshasını müşteriye vermek ve müşterinin de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetindedir.

Buna göre;

  • Vekalet ücretinin, davayı kaybeden borçlu tarafından, doğrudan avukata ödendiği durumlarda, avukat tarafından serbest meslek makbuzunun davayı kaybeden borçlu adına düzenlenmesi gerekmektedir.
  • Vekalet ücretinin, davayı kaybeden borçlu tarafından, icra ve iflas müdürlükleri aracılığıyla avukata ödendiği durumlarda, avukat tarafından serbest meslek makbuzunun davayı kaybeden borçlu adına düzenlenmesi gerekmektedir. Bu durumda düzenlenen makbuzun bir nüshasının icra iflas müdürlüğüne verilmesine gerek bulunmamaktadır.
  • Vekalet ücretinin, davayı kaybeden borçlu tarafından gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olan davayı kazanan alacaklıya ödenmesi halinde, davayı kazanan alacaklı tarafından davayı kaybeden borçlu adına fatura ve benzeri belgelerin düzenlenmesi gerekmektedir.
  • Davayı kazanan alacaklı tarafından söz konusu vekalet ücretinin serbest meslek erbabı olan avukata ödenmesi halinde, avukat tarafından serbest meslek makbuzunun ödemeyi yapan davayı kazanan alacaklı adına düzenlenmesi gerekmektedir.
  • Davayı kazanan alacaklı tarafından söz konusu vekalet ücretinin ücretli çalışanı olan avukata ödenmesi halinde ise ödemenin ücret bordrosu düzenlenmek suretiyle yapılması gerekmektedir.

 

Yeni Gelir Vergisi Tarifesi

7194 sayılı Kanun ile 193 sayılı Kanun’un 103. maddesi değiştirilmiş, tarifeye 01.01.2019 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere 40% oranında vergileme öngören yeni bir dilim eklenmiştir.

Söz konusu tarifede yer alan gelir dilim tutarları, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılacaktır.

Yeni vergi tarifesi 01.01.2019 tarihinden itibaren elde edilen ücret dışındaki gelirlere uygulanacak, 2019 dönemine ilişkin ücret gelirleri 7194 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik öncesi mevcut tarife üzerinden vergilendirilecektir.

 

7194 sayılı Kanun 17. Md. ile 193 sayılı Kanunun 103. Maddesiyle getirilen 2020 Yılı Yeni Gelir Vergisi Tarifesi

22.000 TL'ye kadar

15%

49.000 TL'nin 22.000 TL'si için 3.300 TL, fazlası

20%

120.000 TL'nin 49.000 TL'si için 8.700 TL (ücret gelirlerinde

27%

180.000 TL'nin 49.000 TL'si için 8.700 TL), fazlası

600.000 TL'nin 120.000 TL'si için 27.870 TL (ücret gelirlerinde 600.000 TL'nin 180.000 TL'si için 44.070 TL), fazlası

35%

600.000 TL'den fazlasının 600.000 TL'si için 195.870 TL, (ücret gelirlerinde 600.000 TL'den fazlasının 600.000 TL'si için 191.070 TL), fazlası

40%

 

Sporcu Ücretlerinin Vergilendirilmesi

7194 sayılı Kanun’la, 193 sayılı Kanun’un sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılacak gelir vergisi tevkifatı oranlarını ve vergilendirilmesini belirleyen geçici 72. maddesinin uygulama süresi 31.12.2023 tarihine kadar uzatılmıştır.

Ayrıca, lig usulüne tabi spor dallarında en üst liglerdeki sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerde uygulanacak % 15 olan tevkifat oranı %20 olarak belirlenmiş, diğer sporculara yapılan ödemelere ilişkin tevkifat oranlarında bir değişikliğe gidilmemiştir.

Buna göre, 01.01.2020 tarihinden itibaren sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerden;

- Lig usulüne tabi spor dallarında

En üst ligdekiler için % 20,

En üst altı ligdekiler için % 10

Diğer liglerdekiler için % 5,

- Lig usulüne tabi olmayan spor dallarındaki sporculara yapılan ödemeler ile milli sporculara uluslararası müsabakalara katılmaları karşılığında yapılan ödemelerden % 5,

oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır.

 

193 sayılı Kanun’un geçici 72. maddesi kapsamında yapılan tevkifatın yanı sıra, ayrıca aynı Kanun’un 94. maddesi kapsamında tevkifat yapılmayacaktır.

01.11.2019 tarihinden sonra imzalanıp geçerlilik kazanan veya bu tarihten önce imzalanmakla birlikte bu tarihten sonra (süre uzatımı veya ücreti etkileyen değişiklikler gibi nedenlerle) yenilenen sözleşmelere istinaden 01.01.2020 tarihinden itibaren yapılan ücret ödemelerinden %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır.

(01.11.2019 tarihinden sonra imzalanıp geçerlilik kazanan ve yine bu tarihten sonra süre uzatımı veya ücreti etkileyen bir değişiklik yapılmayan sözleşmeler sona erinceye kadar bu sözleşmelere istinaden yapılan ücret ödemelerinden %15 oranında tevkifat yapılmaya devam edilecektir.

İşverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret kapsamında vergilendirilmekte olup; sporculara, bu faaliyetlerine ilişkin olarak aylık ücret, başarı primi, maç başı ücreti, imza parası, imaj hakkı ve sair adlarla yapılan ödemeler ve taşınmaz veya taşıt verilmesi, konut tedariki ve sair suretle sağlanan menfaatler de ücret kapsamında vergilendirilmektedir.

Sporcular tarafından elde edilen ücret gelirleri nedeniyle beyanname verilmemesi durumunda, tevkif suretiyle ödenen vergiler nihai vergi olacaktır.

Yıllık beyanname verilmesi durumunda ise 193 sayılı Kanunun geçici 72. maddesi uyarınca kesilen vergilerin, vergi dairesine yatırılmış olması şartıyla hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilebilmesi mümkün olacaktır.

Tebliğ, yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Söz konusu tebliğe ulaşmak için tıklayınız.

Saygılarımızla.

Esas Bağımsız Denetim S. M. Mali Müşavirlik A. Ş.

Sosyal Medya'da Paylaş
E-Bülten Üyeliği

Mali Mezvuatlar hakkındaki
güncel gelişmeler konusunda
sizi online olarak
bilgilendirebilmemiz için
e-bültenimize kayıt olabilirsiniz.

"Güven, Kontrole Mani Değildir."